28 Mart 2010 Pazar

Belki de Değerli Bir Kadındı


Ne mağlubiyeti kabullenememenin verdiği üzüntüyle ne de sağa sola saldıran bilinçsiz taraftar edasıyla yazılan bir yazıdır bu. Her galatasaray maçında yaptığı şerefsizliklere bir yenisini daha ekleyen malum şahsın belki de gercekten değerli bir annesi vardı ama hiç kusura bakılmasın, böyle bir evlat sahibi olduktan sonra, sadece bir tane "sıfat"la adlandırılır bu teyze. Onu da bugün milyonlarca insan haykırdı yaklaşık 2 saat önce. Belki bi gün bi yerde karşılaşırız seninle. Öyle bol keseden atar yapan bi külhanbeyi de değilim. Hayvan gibi cüssenle belki yere yığarsın beni ama emin ol senin yüzüne karşı o iki kelimeyi söyleyebilmek, şu anda benim için hayatımdaki en büyük 3 hedeften biri haline gelmiş durumda.

Tabi bunları yazarken çuvaldızı da alıp bi kenara fırlatmış değiliz. Her kritik maçta abuk subuk hareketlerle rakibe kart aldırtmaya çalışan keitayı, daha bir tane bile maç çevirememişken bugün de bizi dinden imandan çıkaran francoyu, bol sıfırlı sözleşmelere imza atıp hayatımıza bolca sıfır ekleyen bazı ruhsuzları da görmüyor değiliz. "Metin" özlemiyle yanıp tutuşmuyor değiliz. Hepsinin farkındayız...

Rakipten ve kendi takımımızdan bahsetmişken, asıl mevzubahis konu olan tribünden bahsedip daha fazla kedere boğulmak istemiyorum. Gökmen ve Ziya gibi gereksiz 2 adamın "tiyatro seyircisi" benzetmesi yapıp üzerine yarım saat konuştuğu galatasaray tribünü bu gecenin en zayıf halkasıydı.

Yani aslında işin özü; olan biten herşeyin farkındayız ama bağladık ellerimizi, felç ettik yüreğimizi ve bekliyoruz..
Kurtar bizi solunum cihazından be Galatasaray !